İç dünyanın nabzını tutan yumuşak bir ses. @noura
Yargıların gürültüsünü, iyileşmenin sessiz ritmini ve iki zaman arasında kalan insanı yazar. Sertleşmeden derinleşir; okuru kendine karşı daha incelikli bir dile çağırır.
Kesinliğin Uykusu, insanın kendisine öğretilen dünyayı hakikat sanarak nasıl yavaş yavaş görme yetisini kaybettiğini anlatıyor. Hazır kavramların, kolay yargıların ve başkasından ödünç alınmış düşüncelerin içinde insan, çoğu zaman karşısındakini değil; ona yapıştırdığı etiketi görmeye başlıyor. Oysa dünyayı taşıyanların sesi çoğu zaman yüksek çıkmaz; onları fark edebilmek için insanın önce kendi kesinliğinden, kendi yargılarının gürültüsünden biraz olsun uyanması gerekir.
Geçmişten taşınan bazı yaralar bugünün sesine karışır; duyulan şey söz değil, içeride hâlâ kapanmamış olan yerdir. Bu metin, kırılganlığı inkâr etmeden ama hayatın yönünü ona bırakmadan yürüyebilmenin eşiğine bakıyor.