Aradığımız Kişiye Ulaşılamıyor

Leon VarisSayı 821 Haziran 2026

İnsanları çoğu zaman oldukları gibi değil, hatırladığımız gibi severiz.

Belki de bu yüzden insanın değişmesi değil, ilişkilerin bu değişim karşısında ne yaptığı daha ilginç bir sorudur.

Çünkü insan değişir.

Bazen yavaş yavaş.

Bazen fark edilmeden.

Bazen de tek bir gecede.

Hayat değiştirir onu.

Kaybettikleri değiştirir.

Kazandıkları değiştirir.

Okuduğu bir kitap değiştirir.

İzlediği bir film değiştirir.

Aşık olduğu insan değiştirir.

Ayrıldığı insan değiştirir.

Bazen tek bir cümle bile değiştirir.

Fakat ilginç olan şudur.

İnsan değişirken çevresindeki insanların hafızası aynı hızda değişmez.

Bir arkadaşının zihninde hâlâ yirmi yaşındaki halin vardır.

Bir başkasının zihninde ilk tanıştığı günkü halin.

Bir başkası seni yıllar önce söylediğin bir cümlenin içinde taşımaya devam eder.

Oysa sen çoktan başka biri olmuşsundur.

Belki de insanların birbirini anlamakta zorlanmasının nedeni her zaman empati eksikliği değildir.

Belki bazen sorun çok daha basittir.

Birbirlerini güncelleyemezler.

Çünkü hayatın içinde herkes kendi yükünü taşımaktadır.

Kendi korkularını.

Kendi hayal kırıklıklarını.

Kendi hesaplarını.

Kendi yaralarını.

Kendi geleceğini.

Bir insanın bütün enerjisi bazen yalnızca ayakta kalmaya yeter.

Böyle zamanlarda başka bir insanın yıllar içinde nasıl değiştiğini fark etmek zorlaşır.

Bu yüzden bazı insanlar bizi anlamayı bırakmaz.

Sadece birbirlerinin değişimini takip edecek kadar yakın kalamazlar.

Belki de bu yüzden bazı dostluklar sessizce yorulur.

Bazı ilişkiler sessizce uzaklaşır.

Bazı insanlar ise yıllarca birbirlerini sevmeye devam ettikleri halde artık birbirlerini tanıyamaz.

Çünkü sorun sevginin azalması değildir.

Sorun değişimin durmamasıdır.

İnsanlar birbirlerinden vazgeçmiyor olabilir.

Sadece birbirlerinin yeni halini tanıyacak kadar uzun süre yan yana kalamıyor olabilirler.

Hayat araya girer.

Sorumluluklar araya girer.

Yorgunluklar araya girer.

Bazen yıllar araya girer.

Ve bir gün dönüp baktıklarında, sevdikleri insanın hâlâ orada olduğunu görürler.

Ses aynıdır.

İsim aynıdır.

Hatıralar bile yerli yerindedir.

Ama yine de bir şey değişmiştir.

Belki de modern hayatın en sessiz kırgınlıklarından biri budur.

Birbirimizi kaybetmemiz değil.

Birbirimizin değişimini kaçırmamız.

Bazen bir dostluğu bitiren şey büyük bir kavga değildir.

Bir ilişkiyi tüketen şey sevgisizlik değildir.

Bir aileyi uzaklaştıran şey kötü niyet değildir.

Bazen sadece zaman geçer.

Ve insanlar birbirlerinin yeni hikâyelerine yabancı kalırlar.

Bilmiyorum.

Ama bazen düşünüyorum.

İnsanın en büyük ihtiyacı anlaşılmak olmayabilir.

Belki de en büyük ihtiyacı, değişmesine izin verilirken sevilmeye devam etmektir.

Çünkü aynı insanı sevmeye devam etmek kolaydır.

Değişen insanı sevmeye devam etmek ise emek ister.

Merak ister.

Dikkat ister.

Zaman ister.

Ve belki de gerçek bağ dediğimiz şey tam burada başlar.

Bir insanın hiç değişmeyeceğine inanmakta değil.

Yıllar sonra bile onu yeniden tanımaya gönüllü olmakta.

Çünkü bazen insanlar birbirlerinden vazgeçmez.

Sadece birbirlerinin değişimini kaçırırlar.

0 beğeni

Paylaş

Yazıyı dilediğin platformda paylaş.

Yorumlar
Henüz yorum yok.